Kısaca
Alacağın temliki, alacaklının alacağını borçlunun rızasını aramadan, bir sözleşmeyle üçüncü bir kişiye devretmesidir; borç ilişkisinin tarafı olan borçlu değişmez (TBK md.183/1). Geçerlilik için yazılı şekil yeterlidir (md.184). Devirle alacak devralana geçer; borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (md.188/1).
- Devir kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça yapılabilir (md.183/1).
- Temlik sözleşmesi yazılı olmalıdır; temlik edeceğine dair söz vermek şekle bağlı değildir (md.184).
- Devirden haberi olmayan borçlu, eski alacaklıya iyiniyetle ödeyerek borcundan kurtulur (md.186).
- Bir edim karşılığında yapılan temlikte devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu “garanti etmiş olur” (md.191/1).
İçindekiler10 başlık
Alacağın temliki hangi şekilde yapılır?
Alacağın temliki yazılı şekilde yapılır; yazılı şekil geçerlilik koşuludur (TBK md.184). Yazılı şekilde borç altına girenlerin imzası zorunludur; güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metin de yazılı şekil yerine geçer (md.14). Alacağı ileride devretme sözü ise şekle bağlı değildir (md.184).
Temliknamenin noterde düzenlenmesi zorunlu değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra takibine konu bir alacağın takip sürerken devredilebileceğini, temliknamenin icra dairesinde, noterde veya adi yazılı olarak yapılabileceğini belirtmiştir (HGK, E.2019/629, K.2022/1901). Olayda alacak 29.04.2015’te adi yazılı sözleşmeyle devredilmiş, temlik bedeli aynı gün takip dosyası numarası belirtilerek devredenin avukatının hesabına havale edilmişti. Temlikname icra dosyasına haciz tarihinden sonra sunulmuştu. Kurul, devrin haciz tarihinden önce yapıldığının banka dekontuyla sabit olduğunu, haczin bu nedenle usulsüz olduğunu oy çokluğuyla kabul etti. Karşı oyda, temlik alanın ancak istihkak davası açabileceği görüşü yer alır.
Kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşen devir, özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (md.185).
| Devir türü | Şekil | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmeyle temlik | Yazılı şekil (geçerlilik koşulu) | TBK md.184 |
| Temlik sözü verme | Şekle bağlı değil | TBK md.184 |
| Kanun veya mahkeme kararıyla devir | Şekle bağlı değil | TBK md.185 |
| Davacının dava konusunu devretmesi | Devralan davada davacının yerine geçer | HMK md.125/2 |
Borçlunun rızası gerekir mi?
Hayır; temlik için borçlunun rızası aranmaz (TBK md.183/1). Kanun, sözleşme veya işin niteliği devre engel olduğunda ise alacak devredilemez. Kanuni yasaklara bir örnek İş Kanunu md.35’tir: işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası başkasına devir ve temlik olunamaz. Ücretteki bu sınır maaş haczi oranı yazısında ele alınmıştır.
Sözleşmeyle konan temlik yasağının bir istisnası vardır. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan üçüncü kişiye karşı yasağı ileri süremez (md.183/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu istisnanın koşullarını şöyle sıralamıştır (E.2018/565, K.2021/1464):
- Borçlu, alacaklıya alacağın varlığını tanımış olmalıdır.
- Bu tanıma bir belgeye dayanmalıdır.
- Alacaklı, bu belgeden doğan alacağını üçüncü kişiye devretmiş olmalıdır.
- Üçüncü kişi devir yasağını bilmemeli ve bilmesi gerekmemelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, borçlunun alacaklının sorusu üzerine borç bakiyesini bildirmesini bu anlamda bir borç tanıma saymamıştır. Gerekçe, cevabın temlik alana değil temlik edene verilmiş olmasıdır. Sözleşmede temlik yasağı bulunduğundan davanın kabulüne ilişkin istinaf kararı bozulmuştur (E.2023/803, K.2024/1115).
Borçluya bildirim neden önemlidir?
Bildirim temlikin geçerlilik koşulu değildir; ancak borçlunun kime ödeyeceğini belirler. Devir kendisine devreden veya devralan tarafından bildirilmemiş borçlu, eski alacaklıya iyiniyetle ödeyerek borcundan kurtulur (TBK md.186). Alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle yapılan ödeme için de aynı kural geçerlidir.
Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse borçlu ödemekten kaçınabilir. Alacağın konusunu hâkimin belirlediği yere tevdi ederek borçtan kurtulur (md.187/1). Çekişmeyi bildiği hâlde ödeyen borçlu, bundan doğan sonuçlardan sorumludur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda, KDV iade alacakları bankaya temlik edilmiş, temlik vergi dairesine bildirilmiş ve vergi dairesi ödemeyi bankaya yapacağını yazıyla bildirmişti. Devreden şirket temlik sözleşmelerini sonradan tek taraflı feshetti; vergi dairesi de ödemeyi şirkete yaptı. Bu fesih geçersiz sayıldı. Çekişmeyi bilen vergi dairesinin tevdi yoluna gitmesi gerektiği, şirkete yaptığı ödemeyle borçtan kurtulmadığı kabul edildi (E.2024/2384, K.2025/1715).
Temlikten sonra izlenecek adımlar şöyle sıralanabilir:
- Yazılı temlik sözleşmesinin imzalanması (md.184).
- Devrin borçluya bildirilmesi (md.186).
- Alacak senedi ve ispat belgelerinin devralana teslimi (md.190).
- Alacağın devralan tarafından borçludan istenmesi.
Borçlu hangi def’ileri ileri sürebilir?
Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (TBK md.188/1). Ödeme, zamanaşımı veya sözleşmenin geçersizliği bu savunmalara örnektir. Devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağıyla takas da yapabilir. Bunun koşulu, bu alacağın devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olmasıdır (md.188/2).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda, temlik edilen fatura alacaklarının bir kısmı temlik sözleşmesinden önce devredenin istemiyle başka alacaklılara ödenmiş, kalan kısım da temlik alan bankaya ödenmişti. Borçlunun bu ödemeleri bankaya karşı ileri sürebileceği, bankanın isteyebileceği başka alacak kalmadığı kabul edilerek davanın reddi onandı (E.2023/3686, K.2024/1679).
Temlikle hangi haklar devralana geçer?
Devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar devralana geçer (TBK md.189/1). Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır (md.189/2). Alacağı güvenceye alan bir kefaletin kuruluş koşulları için kefalet sözleşmesi yazısına bakılabilir.
Devreden, alacak senedini ve elindeki ispat belgelerini devralana teslim etmekle yükümlüdür. Alacağın ileri sürülebilmesi için gerekli bilgileri de vermelidir (md.190).
Takipteki alacak temlik edildiğinde, devreden alacaklının o takipteki alacaklı sıfatı sona erer (HGK, E.2019/629, K.2022/1901). Borçlunun itirazıyla duran takipte alacaklının başvurabileceği yol itirazın iptali davası yazısında anlatılmıştır.
Devreden hangi durumda sorumlu olur?
Alacak bir edim karşılığında devredilmişse devreden, “devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur” (TBK md.191/1). Karşılıksız temlikte veya alacak kanun gereğince geçmişse bu sorumluluk yoktur (md.191/2).
| Durum | Devredenin sorumluluğu | Dayanak |
|---|---|---|
| Bir edim karşılığında temlik | Alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu | TBK md.191/1 |
| Karşılıksız temlik | Varlık ve ödeme gücünden sorumluluk yok | TBK md.191/2 |
| Kanun gereğince geçiş | Önceki alacaklı sorumlu değil | TBK md.191/2 |
| Borcu ifa için temlik, mahsup miktarı belirlenmemiş | Devralan, tahsil ettiği veya özenle tahsil edebileceği miktarı kendi alacağına mahsup eder | TBK md.192 |
Devralan, bu yükümlülük altındaki devredenden şunları isteyebilir (md.193):
- Ödediği karşı edimin faiziyle geri verilmesi,
- Devrin yol açtığı giderler,
- Borçluya karşı yaptığı sonuçsuz tahsil girişimlerinin giderleri,
- Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlar.
Alacağın temliki borcun üstlenilmesinden ve sözleşmenin devrinden nasıl ayrılır?
Alacağın temlikinde yalnız alacaklı değişir; borçlu, borç ilişkisinde aynı kalır. Borcun dış üstlenilmesi ise üstlenen ile alacaklı arasındaki sözleşmeyle olur (TBK md.196). Sözleşmenin devri, taraf sıfatını bütün hak ve borçlarla birlikte geçirir (md.205).
| Alacağın temliki | Borcun dış üstlenilmesi | Sözleşmenin devri | |
|---|---|---|---|
| Değişen | Alacaklı | Borçlu | Sözleşmenin bir tarafı |
| Rıza | Borçlunun rızası aranmaz (md.183/1) | Alacaklı ile üstlenen arasında sözleşme (md.196) | Üç tarafın anlaşması veya kalan tarafın izni ya da onayı (md.205) |
| Şekil | Yazılı (md.184) | md.196’da özel şekil öngörülmemiştir | Devredilen sözleşmenin şekli (md.205) |
Kira ilişkisinde taraf değişikliği için kira sözleşmesinin devri yazısına bakılabilir.
Örnek (kurgu)
A, B şirketine 500.000 TL’lik fatura alacağı olan bir yüklenicidir. A bu alacağı, kendi borcuna karşılık C’ye yazılı temlikname ile devreder. C devri noter aracılığıyla B’ye bildirir. Bildirimden sonra B, A’ya ödeme yaparsa borcundan kurtulmaz (md.186). B, temlikten önce A’ya 100.000 TL ödemişse bunu C’ye karşı ileri sürer (md.188/1). C kalan 400.000 TL’yi B’den tahsil edemezse, temlik bir edim karşılığında yapıldığından A’ya md.193’teki istemlerle başvurabilir (md.191/1, 193). A ile B arasındaki sözleşmede temlik yasağı varsa ve md.183/2’deki koşullar yoksa, C’nin alacağı B’den istemesi mümkün olmaz.
Sıkça sorulan sorular
Alacağın temliki için noter şart mı?
Hayır. TBK md.184 yazılı şekil arar; adi yazılı temlikname de geçerlidir (HGK, E.2019/629, K.2022/1901).
Borçlu temlike itiraz edebilir mi?
Borçlunun rızası aranmaz (md.183/1). Borçlu ancak kanuni veya sözleşmesel bir temlik yasağını ya da devredene karşı sahip olduğu savunmaları ileri sürebilir (md.188).
Temlik edilen alacağın faizi de geçer mi?
Evet. İşlemiş faizler asıl alacakla birlikte devredilmiş sayılır (md.189/2).
Temlik sözleşmesi tek taraflı feshedilebilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onadığı kararda, temlik sözleşmelerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden tek taraflı feshi geçersiz sayılmıştır (E.2024/2384, K.2025/1715).
Maaş alacağı temlik edilebilir mi?
İşçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası temlik olunamaz (İş Kanunu md.35).
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md.14, 183-194, 196, 205
mevzuat.gov.tr - 4857 sayılı İş Kanunu md.35
mevzuat.gov.tr - 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.125
mevzuat.gov.tr - Yargıtay HGK, E. 2019/629, K. 2022/1901, T. 28.12.2022
- Yargıtay HGK, E. 2018/565, K. 2021/1464, T. 18.11.2021
- Yargıtay 6. HD, E. 2023/803, K. 2024/1115, T. 25.04.2024
- Yargıtay 3. HD, E. 2024/2384, K. 2025/1715, T. 19.03.2025
- Yargıtay 3. HD, E. 2023/3686, K. 2024/1679, T. 13.05.2024